Uygulamalı Davranış Analizi ( ABA / UDA)

Uygulamalı Davranış Analizi ( ABA / UDA)

ABA TERAPİSİ

     Otizmli çocuklarda problem davranışı azaltmak ve alternatif davranışlar kazandırarak çocuğun akranlarıyla okula gidebilmesini, yaşam kalitesini yükselterek çocuğu bağımsızlaştırmayı amaçlayan ABA terapisi Türkiye’de Uygulamalı Davranış Analizi (UDA) olarak bilinmektedir.

     Amerika’dan yayılmaya başlayan bu terapi ile erken dönemde, haftada 20-40 saat ABA terapisi alan çocuklarda bilişsel, sosyal, davranışsal ve akademik olarak ilerlemenin daha hızlı olduğu ve akranlarını yakalama oranlarının daha yüksek olduğu görülmüştür.

     Belirlenen hedeflerin basamaklandırılarak öğretilmesini amaçlayan bu yöntemde çocuk gözlemlenerek veriler toplanır. Elde edilen veriler doğrultusunda hedefler belirlenir ve eğitime başlanır. Sonuçlar yoruma dayalı değildir ve istatistiksel olarak değerlendirilir. Yeni basamakların kazanılması için alt basamaklardaki becerilerin kazanılmış olması gerekmektedir. Davranış değiştirmeyi amaçlayan bir yöntem olarak temellense de akademik ve sosyal becerilerin öğretilmesinde de oldukça başarılı sonuçlar doğurmaktadır. Kazanımlar çocuğa ve ihtiyaca göre bireysel olarak belirlenir.

ETKİLİ PEKİŞTİRME

     Her birey, bir davranışı başlatmak ve sürdürmek için bir motivasyona ihtiyaç duyar. ABA terapisinde, çocuk bu motivasyona sahip değilse dışsal etkenlerle çocuk motive edilir. Bunun en etkili yolu ise pekiştireçlerdir. İstenen davranışı kazandırmak ve sürdürmek için çocuk pekiştireçlerle desteklenir. Pekiştireçlerin etkili olması için çocuğun sevdiği, onu motive eden şeylerin seçilmiş olmalı ve çocuğun bu pekiştirece doyum sağlamamış olmasına dikkat edilmelidir. Başlarda daha somut (yiyecek, içecek, oyun gibi) ödüller kullanılmalı, çocuk pekiştirecin amacını kavradıktan sonra ödüller silikleştirilerek daha soyut (etkinlik, gülen yüz gibi) ödüller tercih edilmelidir. Bunun amacı çocuğun, istenen davranışın hemen ardından bir ödül gelmeyeceğini bilse dahi davranışı sergilemesine olanak tanımaktır.

      Pekiştireçlerin kullanımında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta ödülün istenen davranışın hemen ardından verilmesidir. Bu istenen davranış ve ödül arasına girebilecek herhangi bir etkenin pekiştirilme ihtimalini ortadan kaldırır. Böylece çocuk hedef davranış ve sonuç arasında doğru bir ilişki kurar.

EĞİTİM SÜRECİ

     Çocuğa ve ihtiyaca göre kısa ve uzun dönem hedeflerin belirlenmesi ilk adımdır. Hedeflerin belirlenmesi için veri toplanarak çocuğu tanımak, eksik noktaları saptamak gerekir. Veri toplama sürecinde kullanılacak yöntem ölçülmek istenen amaca göre değişkenlik gösterebilir. Sıklık, oran, süre, zaman aralığı veya bekleme süresinden hangisi ölçülmek isteniyorsa buna bağlı olarak olay kaydı, takip çizelgesi, süre kaydı, zaman aralığı kaydı veya bekleme süresi kaydı kullanılabilir.

     Hedefler doğrultusunda ayrık denemelerle öğretim, fırsat öğretimi, replikli öğretim, bekleme süreli öğretim, video modeli ile öğretim vb. kullanılabilir. Ayrık denemelerle öğretimde eses olan yanlışsız eğitim kullanmaktır. Yanlışsız eğitim kullanılarak en az %80 başarı oranı hedeflenmektedir. Yanlışsız eğitimde, çocuğun hata yapmasına imkan vermeden sözel veya fiziksel yardım kullanılarak çocuk doğruya yönlendirilir, veriler toplanır ve belirlenen hedefte %80 doğruluk oranına ulaşıldıysa sıradaki hedefe geçilebilir. (Yeterli süre ve sayıda çalışıldığı halde istenen başarı oranı yakalanamıyorsa bu hedef, problem davranış olarak ayrıca ele alınmalıdır.)*  Ayrık denemelerle öğretimde öğrenci pasif, öğretmen ise aktif roldedir. Bu nedenle farklı metodlarla eğitim desteklenmelidir.

     Fırsat öğretimi ve replikli öğretimde ise dil ve iletişim becerileri daha ön plandadır. Fırsat öğretiminde çocuk iletişim başlatır ancak eğitimci daha üst seviyede bir dil becerisi talep eder. Replikli öğretimde ise replikler silikleştirilerek çocuğa bağımsız bir iletişim becerisi kazandırmak amaçlanır.

     Tüm bu modellerde temel amaç genellemeyi sağlamaktır. Öğrenilen becerileri genelleyemeyen çocuk bunu günlük yaşamına aktaramaz. Bu sebeple kazanılan becerilerin genellenmesi, günlük hayata aktarılabilmesi işe yararlık açısından oldukça önemlidir.

     ABA terapisi alternatif davranış ve yeni beceri kazandırmanın yanısıra olumsuz davranışı önlemeye ve istenmeyen davranışın da ortadan kalkmasına olanak tanır.

     Olumsuz davranışı önlemek için çocuğa istek bildirme becerilerini öğretin, zor etkinliklerden sonra pekiştirici etkinlikler koyun, ortamı zenginleştirin ve çok sayıda duyusal etkinlik kullanın (müzik, trambolin, salıncak, stres topları, oyuncaklar gibi).

     Problem davranışı ortadan kaldırmak... İşte bu aşamada en dikkat edilmesi gereken nokta olumsuz davranışın ardından çocuğa pekiştireç verilmemesidir. Örneğin ağlayarak bir şeyler isteyen çocuğa istediğinin alınması ağlama davranışını pekiştirecek ve daha sonraki isteklerini de bu şekilde ifade etmesine sebep olacaktır. Bu durumlarda çocuğun istenen şekilde kendini ifade etmesi beklenmeli ve istekleri daha sonra yerine getirilmelidir. Kendine ve çevresine zarar vermeyecek olumsuz davranışları görmezden gelin, daha büyük davranışlar için sözel veya fiziksel olarak engelleyin sakinleştikten sonra nötr bir uyaranla meşgul edin.

ABA TERAPİSİNİN ÖZELLİKLERİ

- Sonuçlar yoruma dayalı değildir, objektif verilere dayanır.

- Erken yaşlarda başlanan eğitim daha olumlu sonuçlar vermektedir.

- Bilişsel, sosyal, davranışsal ve akademik olarak ilerlemeyi hedefler.

- Genelleme becerisi kazandırmayı amaçlar.

- Yalnızca otizmli çocuklarda değil davranış problemi görülen çocuklarda da uygulanabilir.

- Hem ailenin hem çocuğun yaşam kalitesini yükseltmeyi ve çocuğu bağımsızlaştırmayı amaçlar.

- Eğitim mutlaka bir uzman tarafından verilmelidir.